İZOLASYON GÜNLERİ VE HİSLER
Pandemik günler yaşıyoruz. Nasıl olduğunu tam bilemiyoruz ama hepimizin gitmesekte görmesekte adını ezbere bildiğimiz Çin'in Vuhan kentinden yayılan virüs çok şeyleri değiştirdi. Yarasadan bulaştı dediler önce, sonra milyonlarca komplo teorisi. Öyle ya da değil varsayalım ki virüs yarasadan bulaştı. Ne farkeder? Sonuçta hepimiz değişik günler yaşıyoruz. İlk vaka haberleri duyulduğunda okula gittik geldik bir kaç gün. Sonra dedik ki nöbet yapalım. Ama o iş öyle olmadı. Her türlü iş çevrimiçi ortamlara taşındı. Ulaşılabilir olalım ama evde olalım dendi. İlk günler iyi gibiydi. Bir nevi tatil. Zaten nedir ki üç beş güne dönerdik eski düzene. Hep öyle olmaz mıydı? Öyle olmadı. Günler geçtikçe kayıp haberleri almaya başladık. Yok umreciler yok yurtdışından gelenler. Garip bir yarışa girildi. Ne farkederdi ki ? Neyse tüm bunlar olurken hepimiz garip alışkanlıklar kazandık. Marketten pazardan alınan herşeyi kırkladık. Acaba kabuklu olan meyveleri sabunlasak olur muydu gibi aklın sınırlarını zorlayan soruları tartıştık. Gelen kargoları balkonlarda beklettik. Sonrasında çılgın bir ev yapımı furyası başladı. Kekler, börekler, çörekler, ekşi mayalar, ekşi mayalı ekmek bu işin zirvesi dedi uzmanlar(!) ama tabi ki de zirve bu değildi çünkü Ramazan ayı geliyordu ve Ramazan pidesini unutmamak lazımdı. Neyse o konuya da geleceğim. Ne diyorduk, ekşi mayalar tamam. Sonrasında baktık bu iş böyle olmaz okulları da taşıdık ekrana. Okullardan gönderildi ders programları her ders için ayrı materyal istendi. Ayrıca çocukların adapte olabilmesi için de yardımımız rica edildi. İyiydi tabi ne de olsa hayat devam ediyor okullarından geri kalmasındı çocuklar. Kalmadılar da. Evden çalışma düzenine geçenler de garip bir stil anlayışı geliştirdi. Üstte gömlek mesela ama altına pantolon değil.Eşofman altında da minnoş ev terlikleri. Eğer tesettürlüysen de ek olarak şal ya da eşarp. Akademisyenler de çevrimiçi konferanslar, seminerler pardon webinarlar ile akademik ortamdan ayrı kalmadı. Sonra sosyal medyada metamorfoz geçirdi ve en az kullanılan canlı yayın özellikleri en çok kullanılır oldu. İlk zamanlar iyiydi, sevdiğin sanatçı evinden konser veriyordu, dinliyorduk ve mutlu oluyorduk. Alkışlar pardon kalpler, emojiler ve kapanış. Sonrasında noldu onu da tükettik herkes canlı yayın yapmaya başladı, hangi birine yetişecektik? Yetişmemeyi tercih ettik çoğu zaman. Zaten hep bir illüzyonun içinde koşturuyorduk. Bu süreçte biraz durulsak iyi olmaz mıydı? Olurdu tabi. Artık yeni bir düzen oluşturduk kendi şartlarımızda. Bu süreci bizim böyle yaşayabilmemiz için başta sağlık çalışanları, market çalışanları, kargo çalışanları ve daha bir sürü görünmez kahraman çalışmaya devam etti ve ediyor. Bu zamanlar ne zaman geçecek bilmiyoruz.Şimdilik modellere göre tahminlerle geçiyor zaman. Kiminki daha sapmasızsa o zaman bitecek. Bitince eskisi gibi mi olacak yoksa eski eskide kalacak da her şey yeniden mi başlayacak göreceğiz.
Yorumlar
Yorum Gönder